Ana içeriğe atla

Patates ve Soğan Fiyatlarındaki Yüksek Artış



Bu yazıda amaç: Temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerini etkileyen faktörlerin, patates ve soğan üzerinden örneklendirilerek bazı ekonomi teorileri ile irdelenmesidir.

Enflasyon: Piyasadaki fiyatların genelinde artış olması.
Arz: Piyasaya ürün sunulması.
Talep: Piyasadaki ürünlere duyulan istek.
Talep enflasyonu: Talebin aşırı olmasından kaynaklanan ve arzın bu talebi karşılayamaması sonucu fiyatların artmasıyla oluşan enflasyon.
Maliyet enflasyonu: Üretim maliyetlerinin artışından kaynaklanan ve üreticinin mecburen fiyatları artırmasıyla oluşan enflasyon.


Türkiye, dünyanın en büyük 10. tarımsal ürün üreticisidir (Dünya Bankası, 2016). Hâliyle dünya pazarında büyük bir paya sahiptir. Fakat bu denli üretime rağmen geride bırakmak üzere olduğumuz 2018 yılında en temel gıda maddelerinden patates ve soğanın iç piyasa fiyatlarındaki “anlamsız” artış yazının başında belirtmiş olduğumuz veriye gölge düşürmekte. Çünkü bahsettiğimiz ürünlerin üretimi ülkemizde çokça yapılıyor. Peki, önceki yıllarda kilosu ortalama 0,75₺ fiyata sahip olan bu ürünler 2018’in Ekim - Kasım aylarında neden 7₺’ye kadar çıktı? Buna sebep olabilecek etkenleri olabildiğince anlaşılır şekilde ekonomi teorileri açısından inceleyelim.

Düşük Mal
Düşük mal: Tüketicinin, gelirinin artması sonucunda daha az talep ettiği mallardır. Yani insanların elindeki para ne kadar çoğalırsa bu mal tipine gösterdikleri ilgi o kadar azalır. Aralarındaki durum ters orantılıdır. Patates ve soğan gibi ürünler de sözünü ettiğimiz düşük mal sınıfına girer.
Normal mal: Tüketicinin gelirinin artmasıyla daha çok talep ettiği mallardır. Piyasadaki ürünlerin büyük kısmı bu kapsamda değerlendirilir.

Giffen Paradoksu
Eğer ekonomide enflasyon yüksek düzeylerde ise (şu an yaşanan durumdaki gibi) bireylerin reel geliri yani satın alım gücü düşer. Çünkü piyasadaki malların fiyatı artar. Bu durumdan kaynaklı olarak bireyler normal mal sınıfına olan taleplerini düşürmek zorunda kalırlar. Dolayısıyla talepteki bu azalış düşük mal sınıfına giren ürünlere doğru bir yönelim oluşturur.

Örn: Haftanın 5 günü patates ve soğan tüketen gelir düzeyi düşük bir ailenin, geri kalan 2 günde tavuk tüketimi yaptığını varsayalım. Eğer yüksek enflasyon yaşanırsa tavuk fiyatlarının artışıyla aile artık tavuk alabilecek parasal imkâna sahip olamayabilir ve haftanın her günü patates ve soğan tüketmek zorunda kalabilir. Dolayısıyla ailenin patates ve soğan talebi zorunlu olarak artmış olur. Fakat enflasyon olmayıp tersine ailenin satın alma gücü artsaydı daha az patates ve soğan, daha çok tavuk/et tüketimine yönelebilirdi.

Buradaki ‘mal’ tanımı sadece ürünü değil hizmeti de kapsayabilir.

Örn: Reel geliri özel hastanede tedavi görmeye yeten bir bireyin enflasyon artışı sonucu satın alma gücü azaldığından, daha az maliyetli olan devlet hastanesini tercih etmesi.

Patates ve soğan fiyatlarında yaşanan artışlar, yüksek enflasyona bağlı olarak, düşük mallara olan talebin artmasından mı kaynaklanmaktadır?

Soruda talep enflasyonundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı sorulmuştur. Bu da mantıklı bir sebep olabilir fakat şu an maliyet enflasyonu yaşadığımız için bu etken dolaylı bir etkendir. Yani durum büyük oranda üreticilerin mallarını normalden yüksek fiyatlara satmasından kaynaklanmaktadır.
Fiyatlardaki değişimi açıklayabilecek bir diğer kuram ise Örümcek Ağı teorisidir.

Örümcek Ağı Teorisi
Bu teori patates ve soğan gibi tarımsal ürünleri kapsamaktadır. Örümcek Ağı teorisi, ismini grafiğin spirale benzer biçimde daralmasıyla/genişlemesiyle oluşan şeklinden alır. Ülkemizdeki tarım üreticilerinin önemli bir kısmı bu teoriyi ispatlar nitelikte faaliyet göstermektedir. Tarımsal ürünlerin büyük kısmının fiyatları diğer sektör ürünlerine göre çoğunlukla daha uzun vadede (yıldan yıla) değiştiği için varsayım aşağıdaki örnekte bu şekilde yapılmıştır. Şimdi bu teorinin fiyatlara etkisini grafik yoluyla örneklendirelim.

Örn: Patates veya soğan üretimi yapan bir çiftçinin daha fazla kâr elde etme amacıyla yıllara göre ektiği tarım ürününü değiştirmesi.

Grafik Türkçeleştirilmiş ve daha rahat anlaşılması için adım adım incelenmiştir.

Bir çiftçinin kendi tarlasına yıllara göre patates veya soğan ektiğini ve tarlasının sadece bu iki ürünün ekimine elverişli olduğunu varsayalım. Çiftçinin o yıl hangi ürün daha yüksek fiyattan satılıyorsa, o ürünün üretimine yöneldiğini düşünelim. (Grafikte kuraklık, aşırı yağış, olağanüstü olaylar vb. diğer etkenler dikkate alınmamıştır.)

Piyasada fazla bulunan bir malın birim fiyatının düşük olacağını ve piyasada az bulunan bir malın birim fiyatının yüksek olacağını göz önünde tutarak aşağıdaki adımları inceleyelim.

Adım 1: İlk yılda çiftçinin patates ürettiğini ve A noktasında piyasaya yüksek bir patates arzı olduğunu varsayalım. Bu durumda piyasada patates bolluğu yaşanacağından patatesin fiyatı düşecektir ve B noktasına ulaşılacaktır.
Adım 2: İkinci yılda bu durumu fark eden çiftçi(ler) fiyatı düşen patatesi üretmek istemeyip daha çok kâr için alternatif olarak soğan üretecektir. Dolayısıyla piyasadaki patates arzı düşecektir ve C noktasına ulaşılacaktır.
Adım 3: Üçüncü yılda patatesin piyasada az olmasından dolayı patates fiyatları artacaktır çünkü az olan mal daha değerlidir ve D noktasına ulaşılacaktır.
Adım 4: Soğan üreten çiftçi, dördüncü yılda patatesin fiyatındaki artışı fark edip tarlasına patates ekecektir. Dolayısıyla patates arzı artacak ve E noktasına ulaşılacaktır.

Ve bu durum arz ve talebin kesiştiği M noktasına ulaşılana kadar devam edecektir. O noktada piyasadaki patates arzı ve talebi eşit düzeyde olacaktır. (Bu varsayım sadece teoride geçerlidir.)

SONUÇ

Bu bilgiler ışığında,
Yüksek enflasyon sonucu piyasadaki ürünlerin fiyatlarının kayda değer yükseleceğini ve talebin enflasyon sonucu her üründe düşmesi gerekirken düşük mal sınıfında artabileceğini görüyoruz. 
Ayrıca enflasyon yüksek olsa da olmasa da, bazı yıllarda fiyatlarda üreticilerin üretim miktarından kaynaklanan fiyat değişimleri görebiliyoruz ki bunun en büyük sebebi üreticilerin daha çok kâr elde etme isteğidir.
Bunun yanında bu yazıda bahsetmediğimiz bir konu olan üreticilerin maliyetleri (sulama, gübreleme, ilaçlama, ürünü taşıma vb.), TL’nin diğer para birimlerine karşı değer kaybetmesiyle artabilir (ilaç, akaryakıt fiyatlarında artış gibi). Sonuçta maliyet artışı ile de fiyatlar yükselebilir.

Kısaca enflasyon, mal arzının azalması ve maliyetlerin artışı piyasa fiyatlarını artıran unsurlardır.

Peki, bu tip durumlar daha önceki yıllarda da yaşanmış olmasına rağmen, patates ve soğan fiyatlarının neden uzun zamandır bu denli yükselmediği;
Arzda düşüşün yaşanması ve kurların artışı üst üste gelince fiyatları bu denli artırıcı bir etki oluşturup oluşturmadığı;
Dolar ve Euro’nun artışının yurt içinde üretilen patates ve soğanın fiyatına etkisinin ne kadar olduğu;
Üreticilerin kurun yükselişini bahane edip fırsatçılık/stokçuluk yapmasından dolayı mı yoksa durumun gerçekten de maliyetlerin artışından kaynaklı olup olmadığı,

Üzerinde düşünülmesi gereken konulardandır.

Onur Ozan İŞLEK

-

KAYNAKÇA:
economicshelp.org
ekonomihukuk.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Otoriter Rejimlerin Demokratikleşmesi: Türkiye Örneği Üzerinden

GİRİŞ

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde çok partili sisteme geçiş denemeleri yapılmasına rağmen bu girişimler dönemin şartlarından ötürü başarıya ulaşamamıştır. Türkiye, yirmi üç yıllık tek-parti iktidarının ardından demokrasiye geçmiş ve siyasal plüralizme erişmiştir. Bu politik geçiş, Türkiye’nin politik hayatı ve demokratikleşme tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Dönemin uluslararası koşulları ve iç politikada cereyan eden gelişmeler çok partili sisteme geçilmesinde etkili olmuştur. Bu araştırma projesinde, Türkiye’nin otoriter tek parti rejiminden demokratik çok partili sisteme geçişini etkileyen iç ve dış faktörler incelenecektir. Sözü edilen iç ve dış faktörler birbirinden bağımsız olmamakla beraber birbirlerini tamamlayıcı niteliktedirler. Bu faktörlerin incelenmesi, Türkiye’de demokrasinin oluşumunun anlaşılması açısından oldukça önemlidir.

Batı Avrupa'da Yeni Bir Dünya Savaşının Hazırlıkları: İttifakların Genel Durumları

BATI AVRUPA’DA YENİ BİR DÜNYA SAVAŞININ HAZIRLIKLARI: İTTİFAKLARIN OLUŞUM SÜRECİ

Özet

Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesinin üzerinden uzun bir zaman geçmemişken Avrupa yine bir dünya savaşı tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Almanya’da iktidara gelen Adolf Hitler ve İtalya’da iktidara gelen Benito Mussolini’nin yayılmacı politikaları ile beraber Faşizm ideolojisi de Avrupa’da yayılmaya başladı. İtalya’nın Arnavutluk, Almanya’nın ise Çekoslovakya ve Avusturya’yı topraklarına katması bir tehlike olarak görüldüyse de somut bir adım atılmamıştı. Bu şekilde hayat sahası idealini gerçekleştirmek isteyen Hitler yönetimindeki Nazi Almanyası’yla, Roma İmparatorluğu düşleri kuran Mussolini yönetimindeki İtalya, ideolojilerinin de yakın olması dolayısıyla yakınlaştılar. Bu yazıda, Avrupa’daki bu yakınlaşmanın etkilerini ve diğer ittifakları ele alacağız.

Anahtar Kelimeler: II. Dünya Savaşı, Almanya, İtalya, Fransa, Birleşik Krallık.

Siyasilerin Popülist Ekonomik Vaatleri: Ekonomi Politikasına Etkileri ve İran İslam Cumhuriyeti’nden Örnek

Siyasilerin Popülist Ekonomik Vaatleri: Ekonomi Politikasına Etkileri ve İran İslam Cumhuriyeti’nden Örnek
Özet Her seçim tecrübesi yaşadığımızda meydanlara inen siyasilerin, siyasi çıkarlarını maksimize etmek ve iktidara ulaşmak için muhtelif vaatler verdiklerine tanık oluyoruz. Özellikle siyasiler çıkarlarına ulaşmak için ekonomik vaatleriyle seçmenleri etkilemeye çalışmaktadır. Tabii olarak iktidara ulaşan siyasiler, mevcut oy potansiyelini korumak, arttırmak ve siyasi çıkarlarını maksimize etmek adına ekonomik vaatlerini icra ederler. Ancak bu ekonomik vaatlerin, ekonomi politikasına ve mevcut ekonomi durumuna olumlu veya olumsuz etkileri olmaktadır. İşte bu makalede siyasilerin ekonomik vaatlerinin ekonomi politikasına göre etkileri tartışılarak, İran İslam Cumhuriyeti üzerinden örneklendirmeye çalışılacaktır.

Giriş Seçim tecrübesi yaşadığımızda çeşitli medya araçlarından gördüğümüz üzere siyasi figürler, siyasi çıkarlarını maksimize etmek ve iktidara ulaşmak için seçmenleri etkilem…