Ana içeriğe atla

İran İslam Devrimi’nin 40. Yılı Kutlamalarına Kısa Bir Bakış



İran İslam Devrimi’nin 40. Yılı Kutlamalarına Kısa Bir Bakış


İran’da dün, yani 11 Şubat 2019’da İslam Devrimi’nin 40. yılı münasebetiyle devrimin yıldönümü kutlamaları yapıldı. Hava şartlarının ülke genelinde kötü olmasına rağmen birçok İslam Cumhuriyeti vatandaşı halk kutlamalara iştirak etti ve kutlamalar sırasında birçok ilginç görüntülere ve olaylara şahit olundu. Bu yazımda 11 Şubat 2019’da kutlanan 40. yıl etkinliklerinin değerlendirmesini yapacağım. 



Kar yağışına rağmen İslam Cumhuriyeti yıldönümüne katılan İranlılar

Değerlendirmeye başlamadan önce İran İslam Devrimi ile alakalı bazı bilgilere vakıf olmak gerekiyor. İran İslam Devrimi, 1979’da Ruhullah Humeyni önderliğinde gerçekleşti ve bu tarihten önce de kökleri bulunan bir devrim hareketidir. Devrimin gerçekleşmesiyle 2500 yıllık İran monarşi geleneği yıkılmış ve İran cumhuriyetle tanışmıştır. Ancak söz konusu cumhuriyet biçimi, tarih sahnesinde şahit olduğumuz birçok cumhuriyet şeklinden oldukça farklıdır. İran’daki cumhuriyet “İslam Cumhuriyeti” olarak nitelendirebileceğimiz bir yönetim biçimine sahiptir. Ülke İslam Hukuku ile yönetilmekte ve yönetimin üst kimliği olarak İranlılık ve Şiiliği görmekteyiz. 

İran İslam Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren sahip olduğu genel ideoloji nedeniyle uluslararası birçok sorun ve sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Amerika, İsrail ve İngiltere gibi uluslararası siyasetin önemli ülkelerine karşı savaş açarak birçok ekonomik ve siyasi ambargolara maruz kaldı. Söz konusu siyasi ve ekonomik ambargolar ülkenin siyasi ve ekonomik olarak uluslararası camiada sıkıntılarla boğuşmasına neden olmuştur. Buna ilave olarak uluslararası siyaset ve ekonomi konjonktür nedeniyle bazı sıkıntılar İran’ı içten ciddi bir şekilde etkilemiştir. İran İslam Cumhuriyeti söz konusu sıkıntılara rağmen belirgin olarak genel devlet ideolojisinden vazgeçmemiştir. 

11 Şubat 2019 itibariyle ülkede İslam Devrimi’nin 40. yılı etkinlikleri gerçekleşti. İran İslam Cumhuriyeti’nin geleceği hakkında bize bazı ipuçları veren bu etkinliklerinin değerlendirilmesi komşu ülkenin vatandaşları olarak asgari düzeyde bilgi sahibi olunması gerektiğini düşünüyorum. Bizzat kendim İran’a giderek kutlamaları müşahade etmesem de sosyal medya aracılığıyla yakından takip etmeye çalıştım. 

Kutlamalara genel bir çerçevede baktığımızda İran halkı, hava şartlarının ülke genelinde kötü olmasına rağmen iştirak etmeye çalıştı ve özellikle başkent Tahran’da gencinden yaşlısına kadar birçok insan kutlamalara katıldı. Ancak her şehirde kutlamalara büyük çaplı ve samimi olarak katılım yoktu. Özellikle İran Devleti’ne muhalif olarak bilen bazı bölgelerde katılım oldukça az veya hiç yoktu. Buna rağmen sosyal medyada komik diyebileceğimiz birçok video ve fotoğrafa rastlamak mümkün. Özellikle bazı İranlı köylülerin 40. yıl münasebetiyle kendi aralarındaki yaptıkları bazı şeyler hoş ve güldürücüydü. 


Köylülerin kendi aralarında yaptığı devrimin yıldönümü kutlamaları

                                     
Devrimin yıldönümü kutlamalarından samimi görüntüler

Kutlamalarda dikkat çeken diğer şey ise geçen günlerde İran’ın gündemine oturan Mesih Ali Nejad adlı İranlı rejim karşıtı kadın aktivistin ailesinin devrimin yıldönümü kutlamalarına katılımıydı. Mesih Ali Nejad geçen günlerde ABD dışişleri bakanıyla görüşmüş ve görüşmeyi temsilen bir fotoğraf yayınlanmıştı. İran’da gündem olan bu olay Mesih Ali Nejad’ın İslami Cumhuriyet taraftarlarının kaza oklarına maruz kalmasına neden olmuştu. Bunun üzerine İslami Cumhuriyet taraftarı olan ailesi söz konusu görüşme ve fotoğraf hakkında bazı açıklamalarda bulunarak Mesih Ali Nejad’a sert eleştirilerde bulunmuştu. İranlı rejim karşıtı kadın aktivist olan Mesih Ali Nejad’ın ailesinin 40. yıl kutlamalarına katılması ve bunun fotoğraflanması o günün konuşulan mevzularındandı. 


Mesih Ali Nejad ve ABD Dışişleri Bakanı Pompeo


Mesih Ali Nejad'ın Ailesi

Göze çarpan diğer bir olay ise 40. yıl münasebetiyle çeşitli şehirlerde ve meydanlarda dağıtılan pastalardı. BBC Farsi’nin yayınladığı videoda birçok İranlı vatandaşın -ekseriyeti genç- pasta üzerine saldırması ve bir izdiham yaratması oldukça konuşuldu. Muhalif çevrelerce bu video sert eleştirilere maruz kaldı. Özellikle ücretsiz pastayı almak isteyen kişilerin genç olması ve İran’daki genç nüfusun çektiği ekonomik sıkıntılarla bağdaştırılması çokça görülen eleştirilerdendi. Ancak bilinmesi gerekir ki birçok Ortadoğu ülkesinde -buna Türkiye de dahil- halkın bedavacılık anlayışı bu tarz görüntülerin oluşmasında önemli etkendir. Özellikle okumuş, kültürlü ve medeniyet sahibi(!) olarak tasavvur ettiğimiz İran da buna dahildir.**

Ücretsiz dağıtılan yiyeceklerden nasibini almış İranlı genç

İran İslam Devrimi yıldönümü kutlamalarında göze çarpan diğer başka bir görüntü ise İranlı bir kadının bir elinde LGBT bayrağı ve diğer elinde ise “we support LGBT rights” yazılı pankart fotoğrafıydı. Muteber haber ajansları söz konusu fotoğrafı gerçek diye paylaşarak ben de dahil birçok ilgiliyi şaşırttı. Ancak fotoğrafla alakalı daha sonra yayınlanan sosyal medya paylaşımlarında profesyonel bir şekilde düzenlendiği anlaşıldı ve sahte olduğu açıklandı. 


Kutlamalara taraftar olan kişiler yanında doğal olarak muhalif kişilerde vardı. Özellikle Muhammed Rıza Şah’ın oğlu Rıza Şah ve karısı Farah Diba rejime ağır eleştiriler içeren açıklamalarda bulundu. En çok konuşulan açıklama ise ABD başkanı Donald Trump’ın Farsça dilinde attığı tweet idi. ve tweet İran rejimine sert eleştirileri içeriyordu. Kutlamalara iştirak eden rejim muhalifleri kişiler de vardı. Özellikle kişiler yüzlerini kapatarak İngilizce pankartlarla fotoğraflar paylaştı. 

ABD Başkanı Donald Trump'ın Farsça tweeti

Sonuç olarak 40. yıl kutlamalarına baktığımızda İran İslam Cumhuriyeti yönetimi, hava şartlarına rağmen gencinden yaşlısına kadar milyonları toplayabilmesi ve bunu uluslararası camiaya bir propaganda aracı olarak taşımasıyla İslami Cumhuriyet’in gücünü göstermeye çalıştı. Her ne kadar içerde ve dışarda İslami Cumhuriyet’in muhalifi olsa da -yayınlanan görüntüler ile eğer yorum yapmak gerekirse- muhalifler kadar taraftarlar da bulunmaktadır. Ancak görüntüler yanıltıcı da olabilir. Lakin objektif bakış açısıyla bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum ve İran rejimi adına bazı şeyleri söylemek erken olabilir. Ama gerçek şu ki İran İslam Cumhuriyeti yönetimini ileride zor günler bekliyor.






Birkan Kemal ERTAN

12.02.2019

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Otoriter Rejimlerin Demokratikleşmesi: Türkiye Örneği Üzerinden

GİRİŞ

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde çok partili sisteme geçiş denemeleri yapılmasına rağmen bu girişimler dönemin şartlarından ötürü başarıya ulaşamamıştır. Türkiye, yirmi üç yıllık tek-parti iktidarının ardından demokrasiye geçmiş ve siyasal plüralizme erişmiştir. Bu politik geçiş, Türkiye’nin politik hayatı ve demokratikleşme tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Dönemin uluslararası koşulları ve iç politikada cereyan eden gelişmeler çok partili sisteme geçilmesinde etkili olmuştur. Bu araştırma projesinde, Türkiye’nin otoriter tek parti rejiminden demokratik çok partili sisteme geçişini etkileyen iç ve dış faktörler incelenecektir. Sözü edilen iç ve dış faktörler birbirinden bağımsız olmamakla beraber birbirlerini tamamlayıcı niteliktedirler. Bu faktörlerin incelenmesi, Türkiye’de demokrasinin oluşumunun anlaşılması açısından oldukça önemlidir.

Batı Avrupa'da Yeni Bir Dünya Savaşının Hazırlıkları: İttifakların Genel Durumları

BATI AVRUPA’DA YENİ BİR DÜNYA SAVAŞININ HAZIRLIKLARI: İTTİFAKLARIN OLUŞUM SÜRECİ

Özet

Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesinin üzerinden uzun bir zaman geçmemişken Avrupa yine bir dünya savaşı tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Almanya’da iktidara gelen Adolf Hitler ve İtalya’da iktidara gelen Benito Mussolini’nin yayılmacı politikaları ile beraber Faşizm ideolojisi de Avrupa’da yayılmaya başladı. İtalya’nın Arnavutluk, Almanya’nın ise Çekoslovakya ve Avusturya’yı topraklarına katması bir tehlike olarak görüldüyse de somut bir adım atılmamıştı. Bu şekilde hayat sahası idealini gerçekleştirmek isteyen Hitler yönetimindeki Nazi Almanyası’yla, Roma İmparatorluğu düşleri kuran Mussolini yönetimindeki İtalya, ideolojilerinin de yakın olması dolayısıyla yakınlaştılar. Bu yazıda, Avrupa’daki bu yakınlaşmanın etkilerini ve diğer ittifakları ele alacağız.

Anahtar Kelimeler: II. Dünya Savaşı, Almanya, İtalya, Fransa, Birleşik Krallık.

Siyasilerin Popülist Ekonomik Vaatleri: Ekonomi Politikasına Etkileri ve İran İslam Cumhuriyeti’nden Örnek

Siyasilerin Popülist Ekonomik Vaatleri: Ekonomi Politikasına Etkileri ve İran İslam Cumhuriyeti’nden Örnek
Özet Her seçim tecrübesi yaşadığımızda meydanlara inen siyasilerin, siyasi çıkarlarını maksimize etmek ve iktidara ulaşmak için muhtelif vaatler verdiklerine tanık oluyoruz. Özellikle siyasiler çıkarlarına ulaşmak için ekonomik vaatleriyle seçmenleri etkilemeye çalışmaktadır. Tabii olarak iktidara ulaşan siyasiler, mevcut oy potansiyelini korumak, arttırmak ve siyasi çıkarlarını maksimize etmek adına ekonomik vaatlerini icra ederler. Ancak bu ekonomik vaatlerin, ekonomi politikasına ve mevcut ekonomi durumuna olumlu veya olumsuz etkileri olmaktadır. İşte bu makalede siyasilerin ekonomik vaatlerinin ekonomi politikasına göre etkileri tartışılarak, İran İslam Cumhuriyeti üzerinden örneklendirmeye çalışılacaktır.

Giriş Seçim tecrübesi yaşadığımızda çeşitli medya araçlarından gördüğümüz üzere siyasi figürler, siyasi çıkarlarını maksimize etmek ve iktidara ulaşmak için seçmenleri etkilem…