Ana içeriğe atla

Tarifelerin Etkisi: Büyük ve Küçük Ülke




Tarifelerin Etkisi: Büyük ve Küçük Ülke
Ekonominin temel olarak incelediği insan davranışlarından biri hiç kuşku yok ki kişiler arasında gerçekleştirilen mübadeledir. Mübadele ile mikro anlamda insanlar arasındaki değiş-tokuş ilişkisi cereyan ederek kişiler arasında refah ve fayda aktarımı olmaktadır. Mübadele sadece insanlar arasında değil, makro anlamda ülkeler arasında da gerçekleştirilmektedir. İnsanların mübadele esnasında veya sonrasında elde ettiği refahı ve faydayı benzer bir şekilde ülkelerde elde etmektedir.

Ülkeler, insanlar gibi mübadelede bulunurken insanlar gibi de düşünmektedir. Yapacağı mübadelede her ülke, iktisadın bize tanımladığı homoeconomicus gibi çıkarlarını düşünerek başka bir ülkeyle mübadeleyi gerçekleştirmektedir. Ülkeler sahip olduğu ekonomik düzeni ve sistemi korumak adına çıkarlarını maksimize etmeye çalışmaktadırlar ve bu yüzden ülkeler arasındaki mübadelede bazı engeller bulunmaktadır. Bu engellerden biri uluslararası ticarete konu olan tarife dediğimiz ithalat vergisidir.


Yukarıda açıkladığımız üzere her ülkenin çıkarları mevcuttur ve söz konusu çıkarlar ülkenin sahip olduğu veya bulunduğu ekonomik düzeni ve sistemi korumaya yöneliktir. Ülkeler yerli üretimini korumak veya özendirmek, cari işlemlerini dengelemek veya uluslararası ortamın siyasi ve ekonomik durumundan dolayı başka ülkelere ithalat vergisi diyebileceğimiz tarifeyi uluslararası ticarete konu olan mal ve hizmetlere uygularlar.

Tarifenin uygulama nedenleri olduğu gibi sonuçları da vardır. Genellikle bu sonuçlar hakim iktisat görüşünce olumsuz olarak nitelendirilir. Çünkü hakim iktisat düşüncesine göre tarifeler uluslararası ticaretten elde edilen toplumsal refahın düşmesine neden olur. Ancak diğer bir açıdan baktığımız zaman tarifeler, ülkelere göreceli olarak fayda ve yarar sağlamaktadır. Son zamanlarda da birçok olaydan şahit olduğumuz üzere tarifeler birçok ülke tarafından uygulanmıştır. Mesela ABD, Çin ile siyasi ve ekonomik mücadelede bulunduğu vakit, Çin mallarının ithalat vergilerini yani tarifelerini artırmıştır. Kendimizden ve bulunduğumuz bölgeden örnek vermek gerekirse, Türkiye son zamanlarda meydana gelen döviz kuru artışından dolayı bozulan cari dengeyi ve yerli üretimi teşvik etmek amacıyla bazı ithal ürünlerin vergilerini artırmıştır. Komşumuz olan İran ise geçtiğimiz günlerde cari işlem dengesini korumak amacıyla bazı mal kalemlerine ithalat yasakları ve tarifeler koymuştur. Saydığımız örneklerin hepsinde söz konusu ülkeler göreceli olarak tarifeler ile kendi ekonomik sistem ve düzenlerine fayda ve yarar sağlamaktadır.

Tarifenin sonuçları olduğu gibi sonuçların farklı etkileri de bulunmaktadır. Konulan tarifeler her ülkede aynı etkiyi yaratmayabilir. Örneğin ABD, Hindistan, Rusya ve Çin gibi büyük pazar kapasitesine sahip ülkeler, herhangi mala tarife koyduğunda, malın arz edildiği pazarda fiyat açısından büyük etki yaratma ihtimali fazla iken daha küçük pazarlara sahip olan İrlanda, Belçika ve Gürcistan gibi küçük pazar kapasitesine sahip olan ülkelerde bu etki küçük olabilir. Daha geniş bir örnek ile tekrar anlatılmak istenirse, Türkiye, Rusya ve Gürcistan’ı düşünelim. Türkiye Rusya ve Gürcistan’a tekstil malları ihraç ettiğini ve Rusya ve Gürcistan Türkiye’den tekstil malı ithal ettiğinde, ithalata söz konusu olan mallara tarife koyduğunu varsayalım. Doğal olarak ham olan(tarife içermeyen) Türk tekstil mallarının dünya fiyatı üzerine tarife gibi vergi eklendiğinde fiyat artacaktır. Gürcistan’da söz konusu fiyat artışıyla beraber tüketiciler Türk tekstil mallarına taleplerini azaltacak ve yerli ürünlerine yönelmeye çalışacaklardır. Ancak Gürcistan ekonomik yapısı gereğince küçük ülke konumuna girdiği için fiyata verdiği tepki sonucunda azalan talep Türk tekstil mallarındaki fiyat üzerine etki yaratmayacaktır. Diğer taraftan Rusya’ya baktığımızda, tarife ile artan fiyata tepki gösteren Rus tüketiciler tıpkı Gürcistan’da olduğu gibi tüketimlerini azaltacak ve yerli üretime yönelmeye çalışacaklardır. Lakin Rusya’nın büyük ülke konumunda olması ve tüketici pazarının Gürcistan’a oranla daha büyük olması Türk tekstil mallarının ham olan dünya fiyatı üzerine etki yapacak ve azaltacaktır.

Yukarıda söz ettiğimiz gibi Rusya ve Gürcistan’ın Türk tekstil mallarına tarife koyması toplumsal refahı da azaltabilir. Yüksek tarifeler sonucunda Rusya ve Gürcistan’ın Türkiye ile dış ticaret hacminin azalmasına neden olarak uluslararası ticaretten elde edilen toplumsal refah azalacaktır. Buna ilave olarak Rusya ve Gürcistan’da verimsiz yerli üreticiler piyasaya girmesi toplumsal refahın da azalmasına neden olacak diğer etkenlerden sayılabilir. Uluslararası ticaretten ve sonrasından elde edilen toplumsal refahın maksimize edilmesi için optimal tarifenin oranını uygulanması gerekmektedir. Ancak bunlar iktisat teorisinin bize işaret ettiği ve gerçek hayatta her zaman karşılaşamayacağımız önermelerdendir. Oysa ki ülkeler tarife uygulayarak cari açıklarını kapatma, yerli üretimi özendirme ve diğer siyasi nedenlerden dolayı yüksek tarifeler de uygulayabilir. Kısmen de olsa kısa vade de kendine has olarak fayda elde edebilir.

Sonuç olarak baktığımızda tarifelerin etkisi küçük ve büyük ülkelerde farklı şekilde etki etmektedir. Büyük tüketici pazarına sahip olan ülkeler tarifeler nedeniyle azalan talep sonucunda dünya fiyatını etkileyebiliyorken, küçük ülkeler tam tersi bir durumla karşı karşıya kalmaktadır. Ayrıca tarifelerin yüksekliği veya optimal olmaması sonucunda uluslararası ticaretten ve sonrasından elde edilen toplumsal refahı azalmaktadır.




Birkan Kemal ERTAN

24.02.19






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Otoriter Rejimlerin Demokratikleşmesi: Türkiye Örneği Üzerinden

GİRİŞ

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde çok partili sisteme geçiş denemeleri yapılmasına rağmen bu girişimler dönemin şartlarından ötürü başarıya ulaşamamıştır. Türkiye, yirmi üç yıllık tek-parti iktidarının ardından demokrasiye geçmiş ve siyasal plüralizme erişmiştir. Bu politik geçiş, Türkiye’nin politik hayatı ve demokratikleşme tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Dönemin uluslararası koşulları ve iç politikada cereyan eden gelişmeler çok partili sisteme geçilmesinde etkili olmuştur. Bu araştırma projesinde, Türkiye’nin otoriter tek parti rejiminden demokratik çok partili sisteme geçişini etkileyen iç ve dış faktörler incelenecektir. Sözü edilen iç ve dış faktörler birbirinden bağımsız olmamakla beraber birbirlerini tamamlayıcı niteliktedirler. Bu faktörlerin incelenmesi, Türkiye’de demokrasinin oluşumunun anlaşılması açısından oldukça önemlidir.

Batı Avrupa'da Yeni Bir Dünya Savaşının Hazırlıkları: İttifakların Genel Durumları

BATI AVRUPA’DA YENİ BİR DÜNYA SAVAŞININ HAZIRLIKLARI: İTTİFAKLARIN OLUŞUM SÜRECİ

Özet

Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesinin üzerinden uzun bir zaman geçmemişken Avrupa yine bir dünya savaşı tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Almanya’da iktidara gelen Adolf Hitler ve İtalya’da iktidara gelen Benito Mussolini’nin yayılmacı politikaları ile beraber Faşizm ideolojisi de Avrupa’da yayılmaya başladı. İtalya’nın Arnavutluk, Almanya’nın ise Çekoslovakya ve Avusturya’yı topraklarına katması bir tehlike olarak görüldüyse de somut bir adım atılmamıştı. Bu şekilde hayat sahası idealini gerçekleştirmek isteyen Hitler yönetimindeki Nazi Almanyası’yla, Roma İmparatorluğu düşleri kuran Mussolini yönetimindeki İtalya, ideolojilerinin de yakın olması dolayısıyla yakınlaştılar. Bu yazıda, Avrupa’daki bu yakınlaşmanın etkilerini ve diğer ittifakları ele alacağız.

Anahtar Kelimeler: II. Dünya Savaşı, Almanya, İtalya, Fransa, Birleşik Krallık.

Siyasilerin Popülist Ekonomik Vaatleri: Ekonomi Politikasına Etkileri ve İran İslam Cumhuriyeti’nden Örnek

Siyasilerin Popülist Ekonomik Vaatleri: Ekonomi Politikasına Etkileri ve İran İslam Cumhuriyeti’nden Örnek
Özet Her seçim tecrübesi yaşadığımızda meydanlara inen siyasilerin, siyasi çıkarlarını maksimize etmek ve iktidara ulaşmak için muhtelif vaatler verdiklerine tanık oluyoruz. Özellikle siyasiler çıkarlarına ulaşmak için ekonomik vaatleriyle seçmenleri etkilemeye çalışmaktadır. Tabii olarak iktidara ulaşan siyasiler, mevcut oy potansiyelini korumak, arttırmak ve siyasi çıkarlarını maksimize etmek adına ekonomik vaatlerini icra ederler. Ancak bu ekonomik vaatlerin, ekonomi politikasına ve mevcut ekonomi durumuna olumlu veya olumsuz etkileri olmaktadır. İşte bu makalede siyasilerin ekonomik vaatlerinin ekonomi politikasına göre etkileri tartışılarak, İran İslam Cumhuriyeti üzerinden örneklendirmeye çalışılacaktır.

Giriş Seçim tecrübesi yaşadığımızda çeşitli medya araçlarından gördüğümüz üzere siyasi figürler, siyasi çıkarlarını maksimize etmek ve iktidara ulaşmak için seçmenleri etkilem…